MeLiKeenin BiLgİ DüNySıı - Blogcu



Backgrounds From dollielove.com
Cute Backgrounds

MeLiKeenin BiLgİ DüNySıı

15/5/2008 - Doğal Sayılar

Kategori: matamatik

Doğal Sayılar

 

Saymanın Tarihi

Sayılar, insanlığın tarihi kadar eskidir. Sözlü saymanın ne zaman başladığını bilmiyoruz. kemik İnsanlar sayıları yazmaya başladıklarında daha konuşmalarını yazamıyorlardı. Yani "Orada kocaman bir hayvan var" diye yazamadan, 37 sayısını basit simgeler kullanarak belirtebiliyorlardı. MÖ 30 000 döneminden kalan bazı kalıntılarda böyle gösterimler bulunmuştur.

Yazının bulunması için 25 000 yılın daha geçmesi gerekti.

 

Saymak

Sayı saymasını bilmeyen çoban, sürüsündeki hayvanlar kadar taşı cebinde taşıyordu. Sürüde eksik olup olmadığını anlamak için taşlar ile hayvanları birebir eşliyordu. Bu yöntem bizim çok iyi bildiğimiz, iki kümenin elemanlarının birebir eşlenmesinden başka birşey değildi.

Taşlar fazla ise eksik hayvan var demekti. Neden?

Ama bu kadar çok taşı taşımak hiç de kolay bir iş değildi. Bu ağırlığı her seferinde taşımamak için bir buluş yaptı. kemik Bir kemik alıp üzerine her hayvan için bir çentik attı. Gerektiğinde çentikler ile hayvanları eşlemeye başladı. Artık bir sürü taş taşımak yerine çok daha hafif olan kemiği taşıyordu.

 

İlkel Sayı Sistemleri

İlk sayma sistemleri birebir eşlemeye dayanıyordu. Bu yöntem küçük sayılar için kullanışlıydı. Örneğin 4 sayısı gösterimi ile gösteriliyordu. Sayılar büyüyünce yüzlerce arka arkaya sıralanmaya başladı. Bu şekilde yazılan iki sayının aynı sayı olup olmadığını anlamak bile zordu.

Bu sayı sisteminde kaç farklı sembol vardır?

Bir düzinede 12 adet vardır. Bu sistemi kullanarak bu sayıyı yazmayı dener misiniz?

12 düzine bir gros eder. Bir grosda kaç adet olduğunu bu sistemi kullanarak yazmayı dener misiniz?

Bu kadar az sembol kullanan bu sayı sisteminde bütün doğal sayılar yazılabilir mi?

 

 

 

Bugün buna benzer ama biraz daha gelişmiş bir sayma sistemini hala kullanıyoruz. 1 sayısı için bir, 2 sayısı için iki, 3 sayısı için üç, 4 sayısı için dört, 5 sayısı için beş sembollerinden oluşan bir sistemimiz var. Bu sistemde 7 sayısı beş iki, 10 sayısı beş beş, 13 sayısı beş beş üç şeklinde yazılır.

Bu sayı sisteminde kaç farklı sembol vardır?

İnsanın vücut sıcaklığı 37 derecedir. Bu sistemi kullanarak bu sayıyı yazmayı dener misiniz?

Dünyanın çevresi yaklaşık 40 000 km dir. Bu sistemi kullanarak 40 000 yazabilir misiniz?

Suyun donma sıcaklığı 0 derecedir. Bu sistemi kullanarak 0 sayısını göstermek olası mı?

 

beş üç gösterimi 8 sayısını gösterir.
üç beş gösterimi de aynı sayıyı gösterir.

 

8 sayısını beş üç şeklinde göstermiştik. dört dört gösterimi de yine 8 sayısını gösterir. Ama bu sefer kullanılan semboller farklıdır.

 

Bu sistem küçük nicelikleri saymak için iyidir. Ya toplama, çıkarma gibi işlemler için durum nedir?

iki üç bir beş bir dört üç   +   beş üç bir beş dört   =   toplama işleminin sonucu nedir?

iki üç beş dört bir beş dört   -   beş üç bir beş beş   =   çıkarma işlemini yapar mısınız?

üç dört beş beş dört   ×   beş üç beş bir beş   =   çarpma işlemini yapar mısınız?

üç dört beş beş dört   ÷   beş üç beş bir beş   =   bölme işlemini yapar mısınız?

  +     =   toplama işlemini yapar mısınız?

  ÷     =   bölme işlemini yapar mısınız?

  ÷   beş üç beş bir beş   =   bölme işlemini yapar mısınız?

Hangi sistem işlem yapmak için daha kolay?

 

devamı sonra

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


15/5/2008 - Türkçe dili

Kategori: turk_e

SES, HARF, ALFABE

SES, HARF, ALFABE

         Ses dilin en küçük parçasıdır. En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün dil birlikleri seslerden yapılır. Heceler (seslemler), ekler, kökler, kelimeler, kelime grupları ve cümleler birtakım seslerin birleşmesinden meydana gelirler. Bu dil birliklerini unsurlarına ayırdığımız zaman en sonunda karşımıza bir unsur çıkar ki artık onu parçalayamayız. İşte, ses (sesbirim: Alm. Phonem; Fr. Phonème; İng. Phoneme) parçalanamayan ve küçük dil birliğidir.

         Ses sözlü, harf yazılıdır. Ses kulağa, harf göze hitap eder. Sesler söylenilen, ağızdan çıkan , işitilen, yani konuşulan küçük dil birlikleridir. Dili yazıya geçirmek için bu küçük unsurlar birtakım işaretlerle karşılanır. Bu işaretlere harf (Alm. Buchstabe; Fr. Lettre; İng. letter) adı verilir. Demek ki harf, seslerin yazıdaki işaretleridir.

         Bir dildeki sesleri karşılayan harflerin tümünün meydana getirdiği, belli bir sıraya göre hazırlanmış harf topluluğuna alfabe denir. Türk milleti çeşitli devirlerde farklı alfabeler kullanmışlardır. Bunların belli başlıları Göktürk, Uygur, Arap, Latin, Kiril alfabeleridir. Türkiye'nin Türk alfabesi 1 Aralık 1928 gün, 1353 sayılı yasayla saptanmıştır. Yirmi dokuz harften oluşur.

ÜNLÜLER        

    Sözlü iletişim sırasında, ağız kanalında hiç bir engele çarpmadan ve başka bir sesin yardımına gerekseme duymadan çıkan sese ünlü (Alm. Vokal; Fr. Voyelle; İng. Vowel) adi verilir. 

 

    Türkçede sekiz ünlü vardır:

    a, e, ı, i, o, ö, u, ü

 

    Ünlünün özel tınısını ağız boşluğunun oylum ve biçimi oluşturur. Bu da belli başlı dört etkene bağlıdır:

·                    Dilin durumu

·                    Ağzın durumu

·                    Dudakların durumu

·                    Çıkış süresi

    Ünlüleri çıkarırken dil, ağız boşluğunun ya önünde ya da arkasında toplanır. Önde toplandığı zaman, örneğin i sesinde olduğu gibi, dudaklarla dil arasındaki boşluk da, dolayısıyla bu boşluktaki hava da kısıtlıdır. Dil, ı sesinde olduğu gibi, arkaya doğru toplanırsa bu kez, dudaklarla arasındaki boşluk büyür. Bildirişim sırasında ağız, ata (a-ta), Oğuz (O-ğuz) sözcüklerinin ilk seslemlerini çıkarmak için açıldığındaysa dudaklar birbirinden ayrılır. Dil damaktan uzaklaşır. Türkçenin sekiz ünlüsü, dilin, ağzın ve dudakların bu durumlarına göre aşağıdaki gibi kümelenir. 

DİLİN DURUMUNA GÖRE 

    Ünlüler, dilin ağız boşluğunun ön ve arka bölümünde kullanılmasına göre, ikiye ayrılır: 

1. Dilin ağzın ön bölümünde kullanılmasıyla ön damakta  oluşan ön (ince) ünlüler (Alm. Vordere Vokal; Fr. Voyelle antérieure; İng. Front vowel): e, i, ö, ü 

 

2. Dilin geri çekilmesiyle art damakta oluşan art (kalın)  ünlüler (Alm. hinterer Vokal; Fr. voyelle postérieure; İng. back vowel): a, ı, o, u 

    Ünlüler,dilin alt çeneye ve damağa yakınlığına göre de ikiye ayrılır: 

 

    Dilin alt çeneye yapışması sonucu çıkarılan ünlülere alçak ünlü (Alm. niedriger vokal; Fr. voyelle basse; İng. low vowel) dilin damağa yaklaşık durumunda çıkarılan ünlülere de yüksek ünlü (Alm. hoher vokal; Fr. voyelle haute; İng. high vowel)  adı verilir.

 alçak ünlüler    ------> a, e, o, ö

Yüksek ünlüler ------> ı, i, u, ü 

 

AĞZIN DURUMUNA GÖRE 

    Ağzın durumuna göre de ünlüler ikiye ayrılır: 

1. Ağız açıklığı genişken çıkarılan geniş ünlüler (Alm. Breitvokal; Fr. voyelle large; İng. wide vowel) : a, e, o, ö

2. Ağız açıklığı darken çıkarılan dar ünlüler (Alm. enger vokal; Fr. voyelle étroite; İng. narrow vowel): ı, i, u, ü 

 

DUDAKLARIN DURUMUNA GÖRE 

    Ünlüler dudakların durumuna göre de yine ikiye ayrılır: 

1. Dudakların biçimi düzken çıkarılan düz ünlüler (Alm. ungerundeter vokal; Fr. voyelle non-arrondie; İng. unrounded vowel): a, e, ı, i 

2. Dudakların biçimi yuvarlakken çıkarılan yuvarlak ünlüler (Alm. gerundeter vokal; Fr. voyelle arrondie; İng. rounded vowel): o, ö, u, ü 

    Bu ünlülere, dudakların yardımıyla çıkarıldıkları için, dudak ünlüleri (voyelle labiale) adı verilir. 

Bu bölümlemelerin ışığında ünlüleri tek tek ele alıp incelersek şu sonuca varırız: 

                                                         ÜNLÜLER 

 

 

Dilin durumuna göre

 

 

İnce (ön)

Kalın (art)

Ağız açıklığına göre

Dar

Geniş

Dar

Geniş

Dudakların durumuna göre

Düz

İ

E

I

A

 

Yuvarlak

Ü

Ö

U

O

 ÇIKIŞ SÜRESİNE GÖRE (UZUN ÜNLÜ) 

    Bazı sözcüklerde bir seslem, o hecedeki çıkış süresi uzun olan ünlü nedeniyle, diğer seslemlere göre daha uzun söylenir. Sözcüğün daha uzun söylenen bu seslemine uzun seslem (Alm. longe silbe; Fr. syllabe longue; İng. long syllabe), bu seslemindeki ünlüye de uzun ünlü  (Alm. longvokal; Fr. voyelle longue; İng. long vowel) deniz.  

    Türkçede uzun ünlü yoktur. Bütün aşağı yukarı aynı değerdedir. Türkçede uzun ünlü yalnız aşağıdaki durumlarda söz konusudur:

 

1. Türkçede uzun ünlü yalnız başka dillerden geçmiş sözcüklerde görülmektedir. Örneğin,  aile, afiyet, adil, adalet, amir,şair, hatıra gibi 

    Eskiden, bu uzun okunan ünlülerin üzerine (^) işareti konurdu. Bugün yalnız yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin uzun ünlüleri üzerine bu işaret konmaktadır. Böylece, yazılışları aynı, anlam ve söylenişleri farklı sözcüklerin bir karışıklığı yol açması önlenmektedir. 

 

adet:   Sayı

âdet:   Bir kimsenin yapmaya alışmış olduğu şey

alem:  Bayrak

âlem:  Evren

hala:   Babanın kız kardeşi

hâlâ:   Henüz, şimdiye dek

dahi:   da., de

dâhi:  Olağanüstü yeteneği ve gücü olan

    

     Türkçede uzun ünlü bulunmaması, yabancı kökenli sözcükleri de etkilemekte, bu sözcükler de giderek uzun ünlülerini yitirmektedir: bakkal, beyaz, emlak, silah.... 

    Bu tür yabancı kökenli kelimelerden bazıları ek aldıkları ya da olmak, etmek eylemleriyle kullanıldıklarında son sesler yeniden uzayarak doğal yapısına kavuşur: haram olsun, hücum etti, hitab et, ahbab olduk....

 

2. Hane kelimesinin eklenmesiyle kurulan yabancı kökenli birleşik kelimelerde, 'ha' hecesinin düşmesi sonucu orta seslem uzaması görülür:

ecza+hane ----> eczane

posta+hane ---> postane

pasta+hane ---> pastane 

 

3. Türkçe sözcüklerden ya da bir Türkçe bir yabancı kökenli sözcükten kurulmuş birleşik sözcüklerde de ünlü uzaması görülür: 

baba+anne ---> babanne

ne+haber -----> naber

ne+olur -------> nolur 

 

4. Bazı özel adların ünvan dalarıyla birlikte söylenmesi sırasında da, orta hece düşmesi sonucu, ünlü uzaması kendini gösterir: 

Mustafa Efendi -----> Mustafendi

Hoca Efendi --------> Hocafendi

Ali Ağa -------------> Alia 

 

5. "Var" sözcüğü yardımcı eylemlerle kullanılınca, 'a' uzun söylenir:  

Var ol çocuğum. 

 

6. Baş ve üstüne sözcükleri birlikte kullanıldıklarında baş'taki /a/ sesi uzar: baş üstüne 

 

7. Bazı durumlarda ğ, h, y sesleri bir ünlüye uzatma görevi de görür:

ğ

alacağım -----> alıcam

gideceğim ----> gidice

h

allahaısmarladık ----> allaısmarladık

daha -----------------> da

pahalı-----------------> palı 

y

şöyle ---------> şöle

vaktiyle ------> vaktile

söylemek ----> sölemek  

 

8. Vurgulu açık hece belli belirsiz uzar: 

kuzu             kutu

kuyu             koyu

 

ÜNLÜLERDE SES OLAYLARI

 

1.  Orta hece ünlüsünün değişmesi: Orta hecedeki vurgusuz ünlü bazen değişebilir:

    başlayor—başlıyor                               yaşayan—yaşıyan

 

2.  Ünlü düşmesi (Alm. Elison; Fr. élision; İng. elision): Genellikle iç seste ve aşağıdaki biçimlerde olur:

        Bazı vücut organlarına ilişkin Türkçe adlarda içses düşmesi görülür:

        Alın: Top oynarken düşmüş, alnı yarılmış.

        Ağız: Ben bir şey söylemedim; ağzımı bile açmadım. Ağzı var, dili yok.

        Beyin: Beyninde ur varmış.

        Burun: Burnum kanıyor        ...

        Organ adları dışında, bir iki Türkçe sözcükte de içses düşmesi olur:

        oğul: Kızım liseyi bitirdi, oğlum okula yeni başladı.

        kayın:  O benim kaynım oluyor.

        Birleşik sözcüklerde içses düşmesi olur:

        kahve+altı -----> kahvaltı

        ne+ise ----------> niçin

        bu+ile -----------> böyle

        şu+ile -----------> şöyle

        ne+asıl ----------> nasıl        ...

        Çift seslemli ve /r/ sesiyle biten bazı eylem kökleri, edilgen çatıya çevrilirken içses düşmesi gerçekleşir:

        ayır    > ayrıl

        çağır    > çağrıl

        çevir    > çevril

        kıvır    > kıvrıl        ...

        Bazı eylemlerden ad soylu sözcük türetirken de içses düşmesi olur:

        devirim     > devrim

        çağırı        > çağrı

        kavuşak    > kavşak

   &

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


15/5/2008 - DÜZENSİZ FİİLLER İNGİLİZCE

Kategori: ingilizce

I R R E G U L A R  

VERBS 

 

Infinitive

 

 

 

 

 

 

 

Simple Past 

 

 

 

 

 

 

Past Participle

A     
arise arose arisen
awake awoke/ awakened awoken
B     
be was / were been
bear bore born / borne
beat beat beaten / beat
become became become
befall befell befallen
begin began begun
behold beheld beheld
bend bent bent
bet bet / betted bet / betted
bid bid bid
bind bound bound
bite bit bitten
bleed bled bled
blow blew blown
break broke broken
breed bred bred
bring brought brought
broadcast broadcast broadcast
browbeat browbeat browbeat
build built built
burn burnt/ burned burnt/burned
burst burst burst
bust busted/ bust busted/ bust
buy bought bought
C     
cast cast cast
catch caught caught
choose chose chosen
cling clung clung
come came come
cost cost cost
creep crept crept
cut cut cut
D     
deal dealt dealt
dig dug dug
dive (scuba diving) dived dived
dive (jump head-first) dove dived
do did done
draw drew drawn
dream dreamt/ dreamed dreamt/ dreamed
drink drank drunk
drive drove driven
dwell dwelt/ dwelled dwelt/ dwelled
E     
eat ate eaten
F     
fall fell fallen
feed fed fed
feel felt felt
fight fought fought
find found found
fit  (to be right size) fit fit
fit (to tailor, change size) fit/ fitted fit/ fitted
flee fled fled
fling flung flung
fly flew flown
forbid forbade forbidden
forecast forecast forecast
forego (also forgo) forewent foregone
foresee foresaw foreseen
foretell foretold foretold
forget forgot forgotten
forgive forgave forgiven
forsake forsook forsaken
freeze froze frozen
G     
get got gotten/ got
give gave given
go went gone
grind ground ground
grow grew grown
H     
hang hung hung
have had had
hear heard heard
hide hid hidden
hit hit hit
hold held held
hurt hurt hurt
I     
input input input
inset inset inset
interbreed interbred interbred
interweave interwove interwoven
K     
keep kept kept
kneel knelt/ kneeled knelt/ kneeled
knit knit/ knitted knit/ knitted
know knew known
L     
lay laid laid
lead led led
lean leaned/ leant leaned/ leant
leap leapt/ leaped leapt/ leaped
learn learned/ learnt learned/ learnt
leave left left
lend lent lent
let let let
lie lay lain
light lit / lighted lit  /  lighted
lose lost lost
M     
make made made
mean meant meant
meet met met
mishear misheard misheard
mislay mislaid mislaid
mislead misled misled
misread misread misread
misspell misspelled/ misspelt misspelled/ misspelt
mistake mistook mistaken
misunderstand misunderstood misunderstood
mow mowed mowed/ mow
O     
outbid outbid outbid
outdo outdid outdone
outgrow outgrew outgrown
outrun outran outrun
outsell outsold outsold
overcast overcast overcast
overcome overcame overcome
overdo overdid overdone
overdraw overdrew overdrawn
overeat overate overeaten
overhang overhung overhung
overhear overheard overheard
overlay overlaid overlaid
overlie overlay overlain
overpay overpaid overpaid
override overrode overridden
overrun overran overrun
oversee oversaw overseen
oversell oversold oversold
overshoot overshot overshot
oversleep overslept overslept
overtake overtook overtaken
overthrow overthrew overthrown
P     
partake partook partaken
pay paid paid
plead pled/ pleaded pled/ pleaded
pre-set pre-set pre-set
proofread proofread proofread
prove proved proven/ proved
put put put
Q     
quit quit / quitted quit /  quitted
R     
read read (sounds like "red")  read (sounds like "red")
rebind rebound rebound
rebuild rebuilt rebuilt
recast recast recast
redo redid redone
re-lay (for example tiles) re-laid re-laid
remake remade remade
repay repaid repaid
rerun reran rerun
resell resold resold
reset reset reset
rethink rethought rethought
rewind rewound rewound
rewrite rewrote rewritten
rid rid rid
ride rode ridden
ring rang rung
rise rose risen
run ran run
S     
say said said
see saw seen
seek sought sought
sell sold sold
send sent sent
set set set
sew sewed sewn/ sewed
shake shook shaken
shear sheared shorn/ sheared
shed shed shed
shine shined / shone shined /  shone
shit shit/ shat shit/ shat
shoot shot shot
show showed shown / showed
shrink shrank / shrunk shrunk
shut shut shut
sing sang sung
sit sat sat
slay slew slain
sleep slept slept
slide slid slid
sling slung slung
slit slit slit
smell smelled/ smelt smelled/ smelt
speak spoke spoken
speed sped / speeded sped / speeded
spell spelled/ spelt spelled/ spelt
spend spent spent
spin spun spun
spit spit / spat spit / spat
split split split
spoil spoiled/ spoilt spoiled/ spoilt
spoon-feed spoon-fed spoon-fed
spread spread spread
spring sprang / sprung sprung
stand  stood stood
steal stole stolen
stick stuck stuck
sting stung stung
stink stank / stunk stunk
strew strewed strewn/ strewed
stride strode stridden
strive strove striven
strike (delete) struck stricken
strike (hit) struck struck/ stricken
string strung strung
strive strove/ strived striven/ strived
swear swore sworn
sweep swept swept
swell swelled swollen, swelled
swim swam swum
swing swung swung
T     
take took taken
teach taught taught
tear tore torn
tell told told
think thought thought
throw threw thrown
thrust thrust thrust
tread trod trodden, trod
U     
unbind unbound unbound
underlie underlay underlain
understand understood understood
undertake undertook undertaken
underwrite underwrote underwritten
undo undid undone
unwind unwound unwound
uphold upheld upheld
upset upset upset
W     
wake woke / waked woken / waked
wear wore worn
weave wove woven
wed wed/ wedded wed/ wedded
weep wept wept
wet wet/ wetted wet/ wetted
win won won
wind wound wound
withdraw withdrew withdrawn
wring wrung wrung
write wrote written

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


<- :: ->


Hakkımda

Arkadaşlar beni melikee97den tanıyorsunuz bu blogu açma amacım ödevlerinize yardımcı olmak sizi bilgilendirmek ödeviniz olursa söyleyin size yardımcı olurum ama hemen bulamam kısa ve öz anlatacagım sevgilerle melike


Son Yazılarım

Doğal Sayılar
Türkçe dili
DÜZENSİZ FİİLLER İNGİLİZCE
bagımsızlıgın korunmasında dilin önemi
İlginç bilgiler


Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv


Katagoriler


Müzik


Diğer

patrocinado por: <a href="http://www.wikizapping.com">videos</a> <a href="http://www.wikifotos.es">fotos</a> <a href="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor">coches</a>
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
TV'de Bugün


Arkadaşlarım

melikee97
5cicikiz
6winxgirls
melikee96